Pastacı Okulu tarafından yazıldı. Cuma, 06 Ocak 2012 22:11
Fransızca'da 'Küçük Ekmek' anlamına gelen Petit Pain, Tolga ve Mithat Bilgiç kardeşler tarafından 2008 yılında İstanbul'da kurulmuş. Türkiye'deki unlu mamuller sektörüne katkıda bulunmak amacıyla almış oldukları eğitimlerini, unlu mamul üretimi sektöründe edindikleri tecrübeleri ile birleştirerek Petit Pain'i kurmaya karar veren Bilgiç kardeşler, doğal malzeme ve kaliteli hammadde kullanımına önem veren ve üretimin imkan verdiği ölçüde katkı malzemesi kullanmamaya özen gösteren bir işletme yaratmayı başarmış. Petit Pain Patisserie markasının yaratıcılarından Mithat Bilgiç ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik...50 çeşit ekmek
Adından da anlaşılacağı gibi ekmeğin geniş yer tuttuğu Petit Pain’de özel ekmeklere mönülerinde yer verdiklerini dile getiren Mithat Bilgiç; zeytinli, ay çekirdekli ve tahıllı gibi birçok ekmek çeşidini kendi ekşi mayaları ile yaptıklarını belirtiyor. Ekmek yapımlarında hiçbir şekilde mix kullanmadıklarının da altını çizen Bilgiç, kendi özel reçeteleri üzerinden ilerlediklerini dile getiriyor. Petit Pain’de çok uzun bir zaman diliminde mayalanan ekmekler taş fırınlarda pişiriliyor. Yaklaşık 50 çeşit ekmek ürettiklerini belirten Mithat Bilgiç, Petit Pain’i şefler için hazırlanan bir showroom olarak nitelendiriyor. Üst düzey şeflerin sıklıkla ziyaret ettiği Petit Pain, otellerin standartlarına uygun üretim yaptığından ilk tercih oluyor.
Ekşi maya faktörü
Şeflerin Petit Pain’i tercih etmelerindeki nedenleri sıralayan ikili, başta az ve butik üretim yaptıklarından söz ediyorlar. Bunun yanı sıra, ekşi maya ile yapılan ekmekler tüm ekmek firmalarından daha fazla mayalandırılıyor ve hammadde kalitesi de lezzete mutlaka yansıyor. Ekmeklerin üretiminde kullanılan suyu dahi arıttıklarını ve hamura daha sonra karıştırdıklarını anlatan Mithat Bilgiç, bu yöntemin neredeyse yok denecek kadar az uygulandığını da ekliyor. Butik üretimlerinin dışına çıktıklarında kalitenin bozulacağından korkan Petit Pain yetkilileri, bu sebeple ekmek tedarik ettiği noktalara en iyisini sunmak adına her geçen gün çalışıyor ancak bu sırada gelen birçok talebi de geri çeviriyor.
Ekmeğin yanı sıra cheescake, cupcake, kruvasan gibi ürünleri de çıkaran Petit Pain, bazı zincir işletmelere ve otellere de bu ürünleri pişirmeden donuk haliyle tedarik ediyor. Tek kişilik pastalar ve yine benzeri butik ürünler de Petit Pain mönüsünde yer alıyor. Fransız kültürü ile Türk kültürünü harmanlayarak ortaya çok farklı tatlar çıkardıklarını söyleyen Tolga Bilgiç, ekmeklerinde Fransız kültürünün ağır bastığını da ekliyor.
İmalat anlamında 24 saat çalışan Petit Pain, talepleri yanıtlamak adına elinden geleni yapan bir kadroya sahip. Ekmekçilik sektörünün günden güne bilinçlendiğini düşünen Mithat Bilgiç, ekmek israfı konusunda da bilinçlendiğimize inanıyor. Tüketicilerin yiyebilecekleri gramajda ekmekler satın almaları gerektiğini öneren Bilgiç, raf ömrü uzun ekmeklerin dahi çok sayıda alınmaması gerektiğini belirtiyor.
Fransız lezzetine en yakın
Şeflerin genellikle alışılmış klasik ekmekleri tercih etmediğini dile getiren Mithat Bilgiç, talepler doğrultusunda çeşit geliştirdiklerini söylüyor. Bunun yanı sıra, şeker hastaları için de farklı çeşitler geliştiriliyor. Fransız usulü ekmekler için doğru ürünleri temin edene dek araştırmalar yapan Petit Pain ekibi, Fransız ürünlerine en yakın ürünü bularak, sürekliliğini denetliyor ve bu ürünü tedarik etmeye başlıyor. Fransa’da yetişen buğdayın çok farklı olduğunun da altını çizen Bilgiç, burada aynısını bulmanın imkansız olduğunu söylüyor ancak Petit Pain olarak teknikler ile aynı lezzeti yakalamaya çalıştıklarını söylüyor.
Petit Pain mağazaları yakında açılıyor!
Bugün otel, zincir işletme ve catering firmalarının tedarikçiliğini yapan Petit Pain, ileride şubeleştiğinde de ürün gamını geliştirmeyi amaçlıyor. Ev dışı sektöründe marka olan Petit Pain, bundan sonra rotasını perakende sektörüne çeviriyor ve son tüketiciye direkt olarak ulaşmayı hedefliyor. İyi bölgelerde showroomlar açarak gurme lezzet severlere ulaşacaklarının müjdesini veren Tolga Bilgiç, üst düzey ürünlerini son tüketiciye ulaştırmak için çalıştıklarını söylüyor. Müşterilerden gelen talepler doğrultusunda 2012 yılında showroomların açılışlarına başlayacaklarını da anlatan Bilgiç, mekan arayışlarına girdiklerini de ekliyor.
“Kalite ve ar-geye önem verilmiyor”
Fransızca’da küçük ekmek veya çikolatalı kruvasan anlamına gelen Petit Pain ismini babalarının isteği ile koyan Bilgiç kardeşler, Petit Pain isminin konseptlerine de çok uygun olduğu kanısına varınca bu isimde karar kılmışlar. Ekmekleri hakkında birkaç püf noktasını daha aktaran Tolga Bilgiç; tam buğday, cevizli, üzümlü ekmekler ve bagetlerin keten örtülerin serildiği sepetlerde mayalandırıldığını ve daha sonra sıcak taş üzerinde pişirilerek sunulduğunu söylüyor. Ekmeklerin hazırlanma aşamasında ise her çeşide özel ekşi maya kullanılması da Petit Pain’i farklı kılan özellikler arasında gösteriliyor. Son olarak unlu mamuller sektörüne ilişkin görüş bildiren tolga Bilgiç, pastanecilik ve unlu mamuller sektöründe kalite ve ar-geye önem verilmediğini ve Petit Pain olarak ürün gamlarını her ay genişlettiklerini dile getiriyor.
Kaynak: foodinlife