Example of Section Blog layout (FAQ section)
Süt, süt ürünleri ve gıda güvenliği
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.    Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:15    PDF Yazdır e-Posta
Dünyanın en faydalı içecekleri arasında yer alan hatta bir numarada bulunduğu belirtilen süt her yaş grubunun besin öğesi olarak karşımıza çıkıyor. Ancak insan yaşamında bu kadar önemli olan bir gıda maddesinin üretim ve tüketim aşamalarında belli kurallara çok dikkat edilmesi gerekiyor. Gerekli özen gösterilmediği takdirde hayati önem taşıyan bu içecek gün gelip yaşamınızın kabusu haline de dönüşebilir.

İTÜ. Kimya Metalurji Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü?nden Prof. Dr. Necla Aran öncelikle süt ve süt ürünlerinin uygun koşullarda üretilmedikleri ve muhafaza edilmedikleri takdirde gıda kaynaklı hastalık ile zehirlenmelere neden olabileceğini söyledi.
Aran, günümüzde ülkemizde de yaygın örnekleri olduğu gibi gelişmiş ülkelerde içme sütü pastörizasyon veya UHT (ultra high temperature) olarak adlandırılan ısıl işlem uygulamalarına tabi tutularak bakterilerin inaktive edildikten sonra tüketime sunulduğunu belirtti. Süt ürünleri üretiminde de gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için sütün pastörize edildikten sonra kullanıldığını ifade eden Aran, ?Pastörizasyon işleminde uygulanan ısıl işlemde sıcaklıklar 100 derecenin altında olup ortamdaki patojen bakterilerinin tümünün, bozulma etkeni mikroorganizmaların ise yüzde 90-95?inin tahribatı hedeflenmektedir. Ortamda Bacillus spp. Ve Clostridium spp. Bakterilerin sporları aktif olarak kalabilmekte, çiğ sütün uygun olmayan koşullarda bekletilmesi sonucu oluşabilen Bacillus cereus ve Staphylococcus aureus bakterilerinin toksinleri de pastörizasyon uygulamalı ile giderilememektedir.? şeklinde konuştu. Aran, ayrıca ?UHT sütlerde uygulanan ısıl işlemlerde ise daha çok yüksek sıcaklıklara ulaşılmakta, tüm hastalık etkeni olan bakteriler ve sporları ile diğer mikroorganizmalar inaktive edilmektedir. Bu nedenle bu tür sütler ambalaj üzerinde belirtilen son kullanma tarihine kadar orijinal ambalajları açılmadığı sürece herhangi bir koruyucu gıda katkısı kullanılmadan oda sıcaklığında muhafaza edilmektedir.? diye konuştu. Sütün bileşimi nedeniyle mikroorganizma gelişimi için çok uygun bir ortam olduğunu, bu nedenle gıda kaynaklı hastalık ve zehirlenmeler açısından riskli gıda grupları arasında yer aldığını dile getiren Aran, mikroorganizmaların çiğ sütte memeden, hayvanın postundan, sağım ekipmanlarından ve diğer kaynaklardan bulaşabileceğini ifade etti.

Personel eğitimi çok önemli
Mikroorganizma gelişmesi açısından yüksek risk kategorisindeki gıdalar arasında yer alan süt için çiftlikten başlayarak son tüketim noktasına kadar belli önlemlerin alınması ve HACCP sistemi uygulaması ürün güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Üretimde çalışan personelin işin özelliğine göre belli konularda bilgi sahibi olması gerektiğini hatırlatan Aran, özellikle eğitimin önemli bir rol üstlendiğini ve toksik bileşikler ve kalıntılar, ürün kalite ve güvencesinde sıcaklığın etkisi gibi konularda temel bir eğitim almış olmalarının büyük yarar sağlayacağını vurguladı. Aran, sütlere uygulanan pastörizasyon ve UHT tekniklerinde başarılı sonuç alınabilmesi için sütün başlangıç kalitesinin uygun olması, bakteri sayısının düzeyinin belli seviyelerin üzerinde olmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Çiftliklerde hayvanların aşılanması ve enfekte hayvanların ortamdan uzaklaştırılması gerektiğini savunan Aran, sağım ekipmanı ve süt kaplarından kaynaklanan kontaminasyonların kontrol altına alınmış olması gerekliliğini ifade etti. Herhangi bir enfeksiyona neden olmaması açısından hayvan yemlerinin de uygun nitelikte olması gerektiğini açıklayan Aran, sözlerine şöyle son verdi: ?Ayrıca yemdeki mikotoksin düzeyinin belirlenmiş limit değerleri aşmaması önemlidir. Aksi takdirde sütte de mikotoksin sorunu ortaya çıkabilmektedir. Gerektiğinde hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotik ve benzeri veterinerlik ilaçlarının yetkili kurumlarca izin verilen ilaçlar olması ve usulüne uygun olarak kullanılması sütte antibiyotik kalıntısının kontrol altına alınabilmesi açısından önemlidir. Tüketiciler sokak sütçülerinden ve pazarlardan süt alma alışkanlığından vazgeçmelidir. Aynı şekilde pazarlardan taze peynir alımından da kesinlikle kaçınmalıdır.?

Sütte bulunan mikroorganizmalar ve yarattığı sağlık sorunları
Bacillus cereus: Belirtiler bakterinin tipine bağlı olarak 2 ila 5 saat veya 12 ila 13 saat sonra ortaya çıkıyor. Bulantı, karın ağrısı, mide krampları ve ishal şeklinde seyrediyor.
Brucella spp.: Özellikle çiğ sütten yapılan taze peynir vasıtasıyla bruselloz olarak adlandırılan ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor. Çiğ et ve süt başlıca etken gıda grupları. Halk arasında Malta humması, Akdeniz humması vb. şekillerde de tanımlanıyor. Akut semptomlar ateş, eklemlerde ağrı, halsizlik, üşüme ve ağırlık kaybı olarak görülüyor. Hastalığın ortaya çıkması etken gıdanın tüketimini takiben 2 aya kadar varan süreleri de bulabiliyor. Hasatlık tedaviyi takiben tekrarlayabiliyor. Etkin bir tedavi uygulanmadığı takdirde hastalık kronik sağlık sorunlarına da neden olabiliyor. Brucella enfeksiyonu hastaların yüzde 20 ila 60?ında depresyona, eklem tutulmasına, halsizlik, ve kardiovasküler gibi rahatsızlıklara da neden olabiliyor.
Campylobacter spp.: 24 saat içinde ortaya çıkan ateş, ishal, bulantı ve karın ağrısı başlıca belirtileri arasında bulunuyor. Ancak bazı vakalarda tipik olmayan semptomlarda gözlenebiliyor ve kronik seyreden ciddi sağlık sorunlarına da neden olabiliyor. Vakaların yüzde 2 ile 10?unda sorunlar kronik seyredebiliyor. Bu sorunlar eklem iltahabı, menenjit, düşükler ve diğer bazı ciddi komplikasyonlar şeklinde görülebiliyor. Ayrıca sinir ve sinir köklerini etkileyerek kaslarda fonksiyon kaybına neden olan ?Guillain-Barré Syndome?unda da (GBS, patojen organizmaların veya toksinlerinin kanda veya dokularda bulunması) Campylobacter jejuni?nin artan sıklıklarda risk faktörü olarak tanımlandığı belirtiliyor. Campylobacter cinsi bakterilerin izole edildiği başlıca gıda grupları arasında çiğ süt ve yeterince ısıl işlem uygulanmamış domuz eti geliyor.
Coxiella burnetti: ?Q fever ? (ateş) olarak adlandırılan sağlık sorunlarına neden oluyor. Isıya dirençli bakterilerden olup ancak günümüzde uygulanan pastörizasyon teknikleri ile tahrip edilebiliyor.
Escherichia coli 157:H7: Çiğ et ve çiğ süt başta olmak üzere hayvansal kaynaklı gıda tüketimine bağlı olarak önemli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bağırsaklara yerleşerek verotoksin oluşumu ve sonucunda kanlı ishal ortaya çıkabiliyor. Ayrıca ?Haemolytic Uremic Sydrome? (HUS) olarak adlandırılan ve böbreklerde tahribata yol açan sağlık sorununda da etken rol oynadığı belirlenmiş.
Listeria monocytogenes: Belirtiler hafif seyrediyor. Soğuk algınlığına benziyor ancak hamilelerde düşükler, erken doğum, ölü doğuma neden olabiliyor. Yeni doğan bebek doğum sırasında infekte olduysa menenjit doğumdan 1 ile 4 hafta (4 günde de gözlenebilir) sonra ortaya çıkabiliyor. Klinik vakaların üçte biri yeni doğanlarda rapor edilmiş. Kırk yaş sonrası erişkinler, bağışıklık mekanizması zayıf bireyler Listeria enfeksonlarına daha dirençsiz durumdalar. Çiğ süt, yumuşak peynir Listeria monocytogenes açısından riskli gıda grupları arasında yer alıyor.
Mycobacterium avium subsp. paratuberculosis (MAP): Hayvanlarda bağırsaklarda kronik ölümcül bağırsak iltahaplanmalarına neden olan ve ?John?s disease? olarak bilinen hastalığın etkeni. Son yıllarda MAP ile insanlarda gözlenen Crohn?s hastalığı arasında bir bağlantı olabileceğine ilişkin veriler elde edilmiş.
Crohn?s hastalığı insanlarda özellikle kalın bağırsak olmak üzere sindirim kanalında iltahaplanmaya neden olan kronik bir rahatsızlık. Hastalığın tedavisinin güç olduğu yaşam boyu rahatsızlığın sürebildiği belirtilmekte. Hastalığın bulaşmasında çiğ süt ve kontamine sular başlıca etken kaynaklar olarak açıklanıyor.
Salmonella spp.: Gıda kaynaklı hastalık vakalarında en yüksek sıklıkla rapor edilen ve tifo da dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bir bakteri. Hastalık bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, baş ağrısı ve üşüme şeklinde seyrediyor, ve 12 ile 14 saat içinde ortaya çıkarken genellikle 2-3 gün içinde iyileşme sağlanıyor. Bağırsaklardan kısa süre içinde atılıyor.
Ancak vakaların yüzde 5?inde kalıcı olabiliyor. Son yıllarda Salmonella typhimurium DT 104 olarak isimlendirilen ve ampisilin, kloramfenikol, streptomisin, sulfanomid ve tetrasiklin gibi antibiotiklere dirençli tipleri de belirlenmiş olup gıdalardan izole edilebiliyor.
Yersinia enterocolitica: Yersiniosis olarak adlandırılan ve apendiste benzerlik gösteren ishal, kusma, ateş ve karın ağrısına neden oluyor. Vakaların yüzde 2 ile 3?ünde enfeksiyon sonrası otoümmin troid hastalığı, eklem iltahapları, gözlerde komplikasyonlar, zatürre vb. çeşitli sorunlar gözlenebiliyor.

', 'Kaynak/Source:Cliver, D.o. Riemann, H.P. 2002 Foodborne Diseases. Academic Press, Amsterdam
Lundt, B.M., Baird Parker, T.C., Gould, G.W. 2000. The Microbial Safety and Quality of Food. Vol I, Vol II. Aspen Publishers, Gaithersburg
Son Güncelleme ( Pazar, 28 Haziran 2009 20:30 )
 
İtalyan lokumu, Tiramisu
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.    Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:14    PDF Yazdır e-Posta
 "Türk Lokumu? olur da, İtalyan lokumu olmaz mı? Bal gibi de olur!!! Son zamanların en gözde tatlısı ?Tiramisu?, bir adet İtalyan lokumu.
 
 Tatlı ki, ne tatlı?. Eveeet?. Tiramisu. Bir ?Tiraisu? kasırgasıdır, aldı başını gidiyor... Hanımlar, ?Tiramisu? marifeti ile ?marifet?lerini sergiliyor; işyerlerinde bile, hanımlar arasında, ?Tiramisu paketleri gidip geliyor. Hanımlar, pasta becerilerini konuşturuyor.
 
 Tiramisu bambaşka bir dünya.... Çikolata ile bilumum tatlılar arasında, sahiden bir ara durak..
 
 Fakat, öyle bir durak ki?. İnsanoğlunun ?farklı? olanı arama merakını sonuna dek zorluyor. Çöl misali bir kek hamurundan, hârikalar yaratıyor. Hem de, gûya adı ?tatlı? iken, işin içine, iç gıcıklayıcı içkiler de katıyor? Eklektik bir terkipten, tadına doyum olmaz lezzetler yaratıyor. Bu yüzden de, çeşitli tarifleri var... Biz de size, modanın dışında kalmayasınız diye, değişik Tiramisu tarifleri sunmak istedik... Artık, gönlünüzden hangisi koparsa, onu uygulayın.
 
 *** Tiramisu
 Malzeme:
 3 adet yumurta sarısı
 50 gr. toz şeker
 30 gr. su
 1 adet yaprak jelâtin
 120 gr. krema
 100 gr. Labne peyniri
 15 gr. beyaz şarap
 
 Tiramisu bisküvisi
 3 adet yumurtanın sarısı
 3 adet yumurtanın beyazı
 100 gr. toz şeker
 50 gr. nişasta
 50 gr. un
 
 Kahve şurubu:
 100 gr. espresso kahve
 20 gr. toz şeker
 
 Hazırlanışı:
 Ön hazırlık olarak, taze kremayı tel çırpıcı ya da mikserle iyice çırpın. Sonra, bu karışımı ayrı bir kaba alın ve buzdolabında dinlendirin.
 
 Beri yanda, miksere yumurta sarılarını koyup çırpın. Toz şeker, su ve şarap bir kapta 120 derecede kaynatın. Ve, yumurta sarısına yavaş yavaş ekleyin.
 
 Jelâtini soğuk suda ıslatın; bir tavaya alın ve kısık ateşte eritin. En son olarak, çırpılmış krema ve peynir karışımına ilâve edin ve iyice karıştırın.
 
 Bisküvinin hazırlanışı:
 Yumurta sarısı ile 50 gr. toz şekeri mikserde karıştırın; 15 dakika çırparak kabartın. Bir başka mikserde yumurta beyazı köpürünceye kadar çırpın. Ve, içine 50 gr. toz şeker azar azar katın; ve bu iki karışım birleştirin. Un ve nişasta karışımım da ilâve edin. Torba yardımıyla, istenilen ebatta sıkın. Ve, 220 derecede 5 dakika kadar pişirin.
 
 Bu arada, servis kaplarına bir kat bisküvi koyun ve kahve şurubu ile ıslatın. Üzerine, bir kat tiramisu ilâve edin. Aynı şekilde, birer kat daha bisküvi ve tiramisu yerleştirin. Gene, üzerine kakao serpildikten sonra, ikram edin.
 
 *** Kedi Dilli Tiramisu
 Malzeme:
 2 paket kedi dili
 2 paket ?cream cheese?
 500 ml. süt
 3 adet yumurta
 2 çay bardağı toz şeker
 2 çorba kaşığı un
 1 paket vanilya
 Neskafe + (likör de eklenebilir)
 Kakao
 
 Hazırlanışı:
 Bir kâsede, toz şekeri yumurta ve unu iyice çırpın. Sonra, ılık sütü ilâve edin ve kısık ateşte devamlı karıştırarak, kıvamlı bir krema hâline getirin. Krema hazır olunca, buzdolabının buzluğunda 15 dakika kadar soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra, yumuşak hâldeki ?cream cheese?leri ve vanilyayı boca edip mikser ya da tel çırpıcı ile çırpın.
 
 Derin bir kâseye, 2 çorba neskafe ile ılık su ve biraz toz şeker (şeker miktarını, damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz) koyun ve karıştırın.
 
 Kedi dillerini, önce, neskafeli suya batırıp hafif çukur bir tepsiye yan yana dizin. Çok fazla batırırsanız, kedi dili hemen eriyip dağılacağı için, bisküvileri hemen batırıp çıkarmakta yarar var. İlk sırayı dizdikten sonra, hazırladığınız kremanın yarısını, kenarlarını iyice dolduracak şekilde üzerine yayın. Sonra, ikinci sıra kedi dilini dizin; üstüne de kalan kremayı dökün ve en üstünü de kakao ile kaplayın.
 
 *** Kolay Tiramisu
 Malzeme:
 1 adet hazır kek
 2 su bardağı Neskafe?li süt
 Yarım kilo süt
 3 çorba kaşığı toz şeker
 1 adet yumurta
 3 çorba kaşığı un
 1 kuru Labne peyniri
 Kakao
 
 Hazırlanışı:
 Hazır kekin ilk parçasını 1 su bardağı Nescafe?li süt ile ıslatın. Yarım litre sütü derin bir tencereye boca edin. Toz şekeri ilâve edin. Yumurtayı ayrı bir kâsede çırpın ve soğuk sütün üzerine ekleyin.
 
 Tencereyi orta hararetli bir ateşin üzerine oturtun. Süt ısınmaya başladığında, 3 çorba kaşığı unu ilâve edin. Topak topak olmaması için devamlı karıştırmayı ihmal etmeyin.
 
 Tenceredeki karışım koyulaşınca, tatlıyı ateşten indirin. Labne peynirini ilâve edin ve iyice karıştırın. Kahveli sütle ıslattığınız kekin üst katının üzerine bir parmak kalınlığında, sıcak peynirli karışımdan düzgün bir şekilde yayın. İkinci keki üzerine kapatın.
 
 Öbür kek parçasını bir su bardağı kahveli sütle ıslatın. İkinci kekin üzerini ve yanlarını peynirli karışım ile kaplayın. Soğuması için bekletin. İyice soğuduktan sonra, üzerine kakao serpip ikram edin.
 
 *** Maskorpan Peynirli Tiramisu
 500 gr. Maskarpon Peyniri
 (veya)
 Yarım kilo Labne peyniri
 5 adet yumurta
 24 adet küçük bisküvi
 5 çorba kaşığı toz şeker
 20 cl. neskafe
 10 cl. marsala
 2 çorba kaşığı kakao
 (Arzuya bağlı olarak, Rom, Konyak, ya da Viski konulabilir /
 veya, alkolsüz de hazırlayabilirsiniz.)
 
 Hazırlanışı:
 Yumurta sarıları ile toz şekeri iyice karıştırın. Sonra, Maskorpan peynirini bu karışıma katın. Beri yanda, yumurtanın beyazlarını kar kıvamına gelene kadar çırpın. Ve, ilk hazırladığınız karışıma ilâve edin.
 
 Neskafe ile kullanmayı tercih ettiğiniz içkiyi, derin bir kaba koyarak, bisküvileri bu karışımda ıslatın. Sonra, üstüne bir kat peynirli karışımdan dökün. Tekrar bir kat bisküvi döşeyin. Son kalan karışımı da en üste dökün.
 
 Hazırladığınız tatlıyı bir gün kadar buzdolabında dinlendirin. Sonra, ikram aşamasında, üzerine bol bol kakao serpin.
 
 
 *** Vanilyalı Tiramisu
 Malzeme:
 1 adet hazır vanilyalı kek
 2 çorba kaşığı toz şeker
 2 çorba kaşığı neskafe
 1.5 çay fincanı su
 
 Krema için malzeme:
 Yarım litre süt
 3 adet yumurtanın sarısı
 2 çorba kaşığı un
 2 çay bardağı toz şeker
 1 paket vanilya
 1 kutu Labne peyniri
 1 kahve fincanı kakao
 
 Hazırlanışı:
 Hazır vanilyalı keki derince bir kaba alın. Neskafe ile toz şekeri suda eritin; ve, kekin üzerinde gezdirin.
 
 Süt, yumurta sarısı, un , toz şeker ve vanilyayı bir kâsede karıştırıp krema kıvamını alana kadar pişirin. Kıvamını alan malzemenin içine Labne peyniri ilâve ederek iyice karıştırın. Evde varsa, el mikseri ile karıştırın.
 
 Sonra, bu kremayı kekin arasına ve de üzerine bolca sürün. Buzdolabında birkaç saat bekletin. İkram ederken üzerine bol bol toz kakao serpin.
 
 *** Kakaolu Tiramisu
 Malzeme:
 1 adet kakaolu hazır kek
 1 yemek kaşığı neskafe
 Yarım su bardağı toz şeker
 1.5 su bardağı ılık su
 
 Krema için malzeme:
 2 yemek kaşığı un
 2 su bardağı süt
 Yarım su bardağı toz şeker
 1 yemek kaşığı tereyağı
 1 paket vanilya
 1 paket Labne peyniri
 (veya)
 tuzsuz eritme peyniri
 
 Hazırlanışı:
 Toz şeker ile neskafeyi ılık suda eritin ve iyice karıştırın. Hazır keki önce ortadan ikiye bölün; ve her iki parçasını bu karışımla iyice ıslatın.
 
 Beri yandan, bir tencereye tüm krema malzemesini aktarın ve devamlı karıştırarak muhallebi kıvamına gelene dek pişirin. Kaynadıktan 5 dakika sonra da ateşi söndürün.
 
 Islatılan kekin bir parçasının üzerine ılıştırılmış kremayı sürüp ikinci keki üzerine oturtun. Sonra, kekin her tarafını kremayla sıvayın. Keki buzdolabında en az bir saat bekletin. Üzerine kakao serperek ikram edin.
 
 *** Vişneli Tiramisu
 Malzeme:
 2 paket Labne peyniri
 Çeyrek su bardağı toz şeker
 12 adet Kedi dili bisküvisi
 1 su bardağı dondurulmuş vişne
 1 su bardağı vişne likörü
 
 Hazırlanışı:
 Önce, krema için, Labne peyniri ile toz şekeri, bir kâsenin içinde iyice çırpın. Kedi dili bisküvilerinin yarısını 20. cm. çapında bir kalıbın dibine sıralayın. Üzerine, vişne likörü dökerek ıslatın. Kremanın yarısını bisküvilerin üzerine yayın. Kalan kedi dili bisküvileri kremanın üzerine dizin. Kremanın geri kalanını da, en üste yayıp spatula ile düzleyin. Buzdolabına birkaç saat bekletin. Sonra, vişnelerle süsleyerek ikram edin.
 
 ** Çilek Soslu Tiramisu
 Malzeme:
 1 adet kakaolu hazır kek
 1 su bardağı süt
 2 yemek kaşığı neskafe
 2 yemek kaşığı kakao
 
 Çilek Sos için malzeme:
 8 adet çilek
 200 gr. çilek
 2 yemek kaşığı pudra şekeri
 1 adet kivi
 
 Krema için malzeme:
 1 kilo süt
 1 adet yumurta sarısı
 3 yemek kaşığı un
 4 yemek kaşığı toz şeker
 1 kutu Labne peyniri
 2 adet muz
 
 Hazırlanışı:
 Bir su bardağı ılık süt hazırlayın. Sonra, bu sütte neskafeyi eritin. Kakaolu hazır keki ikiye bölüp her iki tarafını da ıslatın.
 
 Beri yanda, krema hazırlığı için, un, toz şeker ve yumurta sarısını derince bir tencerede karıştırın. Ve, üzerine sütü ekleyip koyulaşana kadar pişirin. Yeterince koyulaşınca, ateşten alıp soğutun. Daha sonra, Labne peynirini ilâve edin ve iyice çırpın.
 
 Kremanın yarısını önce kekin alt parçasına sürün ve de üzerine muz dilimlerini serin. Öbür kek parçasını da üstüne kapatın. Kalan kremadan üzerine sürüp yanlarına sıvayın. Üstüne kakao eleyin. Sonra da, bir saat kadar buzdolabında dinlendirin.
 
 Sos hazırlığı olarak, çilek ile pudra şekerini bir arada ezin. Ya da, evde varsai mutfak robotunda da çekebilirsiniz. İkram aşamasına gelince... Servis tabağına bir dilim pasta koyun; kenarını da, süs olsun diye, dilimlenmiş kivi ile çilekleri dizin. Üstüne sos gezdirip ikram edin.

Jülide Ergüder - 24 Mayıs 2004, Pazartesi
 http://www.hurriyet.com.tr/agora/article.asp?sid=7&aid=991
 
Kurslar
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.    Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:12    PDF Yazdır e-Posta
 
BESLENME VE GIDA ALANLARINDA EĞİTİM VE İŞGÜCÜ YETİŞTİRME PROJESİ?
 

PASTACI MESLEK KURSU

PROJENİN HEDEFİ:
?Beslenme ve Gıda Alanlarında halen çalışan ve çalıştığı alan ile ilgili belge sahibi olmayan ara kademe işgücünü yaşam boyu eğitim ilkelerine göre eğiterek yeterliliklerini arttırmak ve belge sahibi olmalarını sağlamak?

PROJENİN HEDEFİ:
Ayrıca
?Sektörde ara kademe işgücü ihtiyacını karşılamaya yönelik bireylere meslek kazandırmaktır?
Proje, Mesleği olmayanlara meslek kazandırmak, Mesleği olanları da belgelendirmek amacıyla başlamış olup nitelikli ve eğitimli eleman yetiştirmeyi hedef almıştır. Ustalar için işyerlerinde eğitim verilmekte ve işlerin aksatılmaması sağlanmaktadır.
Kursun süresi toplam 450 saat olup, bu sürenin 290 saati teorik ve uygulamalı ders olarak verilmektedir. 160 saati işletmelerde beceri eğitimi olarak verilmekte, bu sürede kursiyerler çeşitli pastanelere staja gönderilmektedir.
Teorik dersler, sınıflarımızda bilgisayar ve projeksiyon yardımı ile verilmektedir. Uygulamalı dersler, atölyemizde her kursiyerin uygulama yapabileceği bir ortam sağlanarak yapılmaktadır.
Derslerimizde Hijyen, Sanitasyon, İşyeri Organizasyonu, İnsan İlişkileri, Kişisel Bakım, İlkyardım, İş Hukuku, Pazarlama? gibi teorik eğitimin yanında, çeşitli hamur teknikleri, pasta süsleme teknikleri, pasta yapımı, bisküvi çeşitleri, pastane ürünleri, sütlü tatlılar? gibi uygulamalı eğitimde verilmektedir.
Stajı başarıyla bitiren kursiyerimiz, alacağı sertifikayla pastacılık sektöründe çalışma imkanı bulabilecek yada edindiği tecrübeler yardımıyla kendi işyerini açabilecektir.
Pastacı Meslek Kursu Sertifikası alabilmek için ilköğretim diplomasının olması yeterlidir.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


İLETİŞİM:
 Feneryolu Pratik Kız Sanat Okulu

Dr.Faruk Ayanoğlu Cad.No:12
Tel:0 216 337 77 56 
Feneryolu, KADIKÖY, İSTANBUL 

************************************************************************

MUTFAK SANATLARI  AKADEMİSİ


   
Profesyonel Pasta & Ekmekçilik Eğitim Seviyeleri
Program haftada 4 gün, 4?er saatlik dersler halindedir. Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe, sabah, öğlen ve akşam periodları, Cumartesi ve Pazar ise günde iki ders olarak planlanmış haftasonu kuşağı vardır.
Sabah :                  09:00 ? 13:00
Öğlen :                   15:00 ? 19:00
Haftasonu :             09:00 - 18:00
Ders günleri haricinde (genelde Cuma günleri) konuk uzman şefler tarafından verilen ?workshop?lar öğrenim görenlerin konulara değişik bakış açıları ile yaklaşmalarını sağlar.
Sektör ile ilgili fabrika ve tesislere yapılan geziler eğitimin başka bir parçasıdır.
Profesyonel ?Aşçılık? ve ?Pasta Ekmekçilik? kurslarımızda gerek eğitim gerekse sertifika açısından başlangıç seviyesinden ileri seviyelere, profesyonel yeteneğinize göre belirlenecek 4 ayrı seçenek bulunmaktadır.
T.C.  Milli Eğitim Bakanlığı - 288 saatlik bir mutfak eğitimi sürecinde temel beceriler öğretilir, workshoplar ve geziler ile bu eğitim 350 saate yaklaşır. 3 ay staj mecburidir ve haftada 6 gün, günde 9 saattir. Öğrenci stajı boyunca SSK sigorta ve diğer masraflarını (olursa) kendisi öder. Eğitim ve staj sonrasındaki sınavda % 50 başarı ortalaması tutturanlara T.C. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir sertifika verilir.
Web:
www.msa.tc
 

************************************************************************

COCCOLAT PASTA TASARIM ATÖLYESİ

PASTA SÜSLEME KURSLARI


TÜM PASTA SÜSLEME TEKNİKLERİ :
Deneyimli pasta tasarımcısı Elif Kolankaya yönetiminde gerçekleşen ve şeker hamuru, modelleme hamuru gibi özel malzemelerin yapımını da içerişi ve tüm uygulama inceliklerinin gösteriliyor oluşu ile Türkiye''de ilk ve tek olma özelliğini halen koruyan bu eğitim programının, katılımcılarını en önde gelen otel ve pastahanelerin deneyimli ustalarının oluşturduğu profesyonel bir kolu da mevcut. Kimi birbirinden tamamen bağımsız, kimi bir diğerinin ön koşulu olan 6 ayrı kurstan oluşan bu pasta süsleme eğitiminin bir ya da birkaç programına katılarak sevdiklerinize inanılmaz pastalar, kurabiyeler sunup hediye edebilir duruma geleceksiniz. Daha da ileri giderek siz de programı tamamlayan birçok öğrencimizin yaptığı gibi kendi yerinizi açıp, yaratıcılığınızı el becerinizle dışa vurduğunuz doğum günü ve düğün pastalarınız, bebek kurabiyeleri ve hediyelik marzipan modellemelerinizle müşterilerinizi büyüleyebilecek, ya da sertifikamızın bu alandaki kabul görmüşlüğü sayesinde, ünlü pastane ve otellerin mutfaklarında dekorasyon elemanı olarak aranır vasıflara sahip hale geleceksiniz.
COCCOLAT Merkez : Kızıltoprak - Rüştiye sok. No: 10  Tel : 0216 - 449 95 90-91-92
COCCOLAT Şube : Teşvikiye - Hüsrev Gerede cad. No: 77  Tel : 0212 - 261 38 41-42
Web: www.coccolat.com
 

****************************************************************

CHEF?S İSTANBUL
YEMEK VE PASTACILIK KURSLARI UYGULAMA MUTFAĞI



Genel Pastacılık, İleri Seviye Pastacılık ve Çikolata Yapım Teknikleri kursları ile kendiniz pasta yapmanın zevkine sevdikleriniz ise pastanın tadına varacaklardır.
Tüm malzeme tarafımızdan temin edilmekte, her katılımcı verilen malzeme ile ustamızla birlikte kendi pastasını kendisi yapmaktadır. Yaptığınız pastalarınızı sevdiklerinizle paylaşmak için gelirken yanınızda pastanızı koyabileceğiniz bir kutu getirmeyi unutmayın!
0212 244 76 92 - 93
www.chefsistanbul.com
İstiklal Cad. Mim Han No:79 Kat:7
Beyo?u/Taksim-İstanbul
 
 
PASTALARIN YUMUŞAK LEZZETİ: PANDİSPANYALAR
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.    Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:10    PDF Yazdır e-Posta
Adı İtalyanca?da ?sünger kek? anlamına gelen ?pan di spanga? kelimesinden türeyen pandispanya, pek çok tatlıda, pastada kullanılabilen, çoğu zaman yağsız olan çok amaçlı kolay keklerdir. Birçok pastanın temel malzemesi olan pandispanya, yumurta, şeker, ve undan imal edilmektedir. Gerek keklerin gerekse diğer pastaların yapımında vazgeçilmez olan pandispanyalar, pastacılıktaki yerini her zaman olduğu gibi günümüzde de korumaktadır. Çok sade bir görüntüye sahip olmasına rağmen pandispanya yapımı ustalık ve hassasiyet gerektirir. Fransızlar bu konuda ?iyi bir pandispanya yapabilmek ancak iyi yetiştirilmiş, uzman bir patisseri şefine ait bir başarıdır.? Derler. Eğer hazırlanan pandispanya başarısızsa, bu, o kişi için meslek hayatında ciddi bir eksiklik sayılır.

Pandispanyalar, Amerikan pandispanyaları ve Avrupa pandispanyaları olarak iki gruba ayrılır. Bu iki tür arasındaki fark, Amerikan pandispanyalarının yapımında yumurtanın sarı ve beyazının ayrılarak ayrı ayrı çırpılmasıdır. Avrupa yapımı pandispanyalarda ise yumurta bütün halinde çırpılır. Ayrıca Amerikan pandispanyaları diğerlerine göre daha fazla şeker içerir. Şeker, bu türü daha nemli ve yumuşak bir hale getirir. Bu nedenle Amerikan pandispanyalarının Avrupa pandispanyalarında olduğu gibi ıslatma amaçlı şuruba ihtiyacı yoktur. Pandispanyanın içinde bulunan yüksek orandaki şeker ise limon aromasıyla bastırılır.

Pandispanyalar, diğer kekler gibi katı yağ içermediği gibi; daha fazla yumurta ve daha az ince un içerir. Uzun çırpma süresi bu tür keklerin sadece yüksek hacimli olmasını sağlamaz, aynı zamanda kekin dokusunu da olumlu yönde etkiler. Pandispanya yapımında dikkat edilmesi gerekenlerin başında yumurtanın beyazı ve sarısı karıştırılırken hamurun havasının boşalmaması gelir. Bunun için kauçuk bir spatula veya geniş balon yumurta teline ihtiyaç vardır. Bu işlemi kolaylaştırmak için karışıma az şeker konup hızlı darbelerle çırpılır. Pandispanya bir kere pişirilip özenle tersine çevrildiğinde son hacmine ulaşır ve soğudukça hacim kaybına uğramaz.

Pandispanyalarla minik kekler yapılabildiği gibi, kesilip araya malzeme konularak dikdörtgen veya rulo pastalar hazırlanabilir. Klasik reçetelere göre hazırlanan pandispanyalar birçok pastada farklı malzemeler kullanılarak geniş bir yaratım olanağı sağlarlar.

Bunun yanında pandispanyalar, ürünlere zenginlik kazandırmak amacıyla bademli, toz fındıklı, fıstıklı, kakaolu çeşitlerde veya portakal kabuğuyla da yapılabilirler.

Temel malzemelerden biri olarak pastacılıkta çok geniş bir kullanım alanı yaratan pandispanyalar, gelişen teknolojiye bağlı olarak farklı yapım teknikleriyle üretilseler de; değişmeyen tek şey pastacılık üretimleri olduğu sürece varlıklarını devam ettireceklerdir.
Kaynak: Unipro?dan Profesyonellere Pastacılık Bilgileri El Kitabı

               Pandispanya ve Pastacılıkta Kullanım Şekilleri
 
İş Hayatında İletişim
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.    Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:10    PDF Yazdır e-Posta
Yakında
 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 4725
İçerik : 57
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 26043