| Satışı arttırmak İçin |
|
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.
Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:22 |
 |
 |
 |
|
| Başarılı Satıcı Kimdir? | | | İyi bir satıcı şu özelliklere sahip olmalıdır:
Olumlu düşünme: Reddedilmenin çok muhtemel olduğu, dolayısıyla olumlu düşünme yeteneğinin bu kadar hayati bir önem taşıdığı başka bir meslek yoktur.
Kararlılık: Merdivenin alt basamağındaki satıcı ile zengin olmuş biri arasındaki tek farklılık, temelde fazlasıyla başarma kararlılığının bulunmasıdır.
İyi hayal gücü: Hayal gücünüzle heyecan yaratabildiğiniz zaman potansiyel müşterileri çok kolayca gerçek alıcıya çevirebilirsiniz. Hayal gücünüz yoksa bunu başarmak çok zordur.
Yaptığınız işten gurur duyma: Satıcılar halkın ve medyanın gözünde genellikle kötü tanıtılmış kişilerdir ve kötü şakalara maruz kalırlar. Satıcılar olmazsa hiçbir işin yürümeyeceğini hiçbir zaman unutmayın. Pratik olarak üretilen her malın piyasaya sunulup satılması gerekmektedir. Satış olmasa avukata, muhasebeciye, vergi müfettişi ile tahsildarına, kamyon sürücüsüne niye ihtiyaç duyulsun?
Kendine güven: Satış mesleğinde kendi değerlerinizle ayakta kalır ya da yere serilirsiniz. Meslektaşlarınız ve rakipleriniz aynı tepenin üstüne tırmanmaya çalışıyor olacaklardır. Gerçekten güven duyabileceğiniz tek kişi kendinizsiniz.
Kendini motive etme: Ortalama kazanç elde edenler, meslektaşlarından ortalama destek alırlar. En üstteki insanlar da gene ortalama, ya da daha az destek alırlar. Ortalamadan daha iyi olmak için sizi motive etsinler diye başkalarına bel bağlayamazsınız. Ne istediğinizi bilmeniz ve onu elde etmek için kendinizi motive etmeniz gerekmektedir.
Çabuk ve kolay iletişim kurma yeteneği: Bu hayati önemde bir noktadır. Beğendikleri kişilerle iş yapmak insanların hoşuna gider.
Açık bir zihin: Gerçekten başarmak istiyorsanız, sizi her zaman en güçlü rakiplerinizin birkaç adım önünde tutacak şeyleri yapmaya hazır olmalısınız. Bir at yarışının galibi, burun farkıyla kazanmış olabilir. Oysa ilk ile ikinci sıraya verilen para ödülleri arasında muazzam bir fark vardır.
Güven: Amaç ve arzularınızın hepsine ulaşmak için gerekli olan şeyleri yapma konusunda değil, en iyisi olabileceğiniz ve olacağınız konusunda da kendinize güven duymalısınız. Hedeflerinizi belirlerken, alanınızda en yüksek satış ve kazanç hacmine kimin sahip olduğunu öğrenip, onlardan daha iyi olduğunuz ve daha iyi olacağınız konusunda kendinize güvenin. Bu güveni duyarsanız herkes sizinle alışveriş yapmak isteyecektir.
Korkusuzluk: Korku aslında yetenekli olan satıcıların düşüşüne yol açabilir. Satıcılık mesleğinde yapılacak pek çok işi, satış tahmininde bulunmak, sunmak, kapatmak ve kayıt tutmak şeklinde basitleştirebiliriz. Bu işlerin bir kısmı sizi ürkütüp tereddüt etmenize neden olabilir. Buna izin vermemelisiniz.
Kısacası, iyi satıcı olmak istiyorsanız; Satacağınız malı iyi tanımalısınız, İnsanları, müşterilerinizi tanımalısınız, Söz söylemesini, kibar konuşmasını bilmelisiniz, Müşterilerinize karşı saygılı, nazik olmalısınız.
|
Mükemmel Satıcı Olmanın 9 Altın Kuralı!.. | | | İyi bir satıcı...
- Müşterilerinin satın almasını ümit etmek yerine ihtiyacı olan herkese hünerlerini sergiler.
- Dostça ilişkiler kurmaktan ziyade, potansiyel müşteriye gerçek bir ilgiyle yaklaşır.
- Belirlenen miktarda ürün satmayı değil, bu miktarı ikiye katlamayı kendine hedef seçer.
- Potansiyel müşteriye yönelik bildik satış tekniklerini benimsemek yerine, gerçek hizmeti amaçlar.
- Aceleci olmak yerine, karşılaştığı her müşteriye profesyonelce ve nazik davranır.
- Belirli özellikleri ve çıkarları göz önünde tutmak yerine, potansiyel müşterinin vizyonunu, beklenti ve amaçlarını genişletmeyi ve arttırmaya çalışır.
- Belirli dönemlerde yoğunlaşan satışlara odaklanmak yerine, ilgiyi daimi kılmaya çalışır.
- Mükemmel bir satıcı olma yolundaki başarısını günbegün ölçer, bu hedefe ulaşmak için her gün kendisini yeniler.
- Belirlediği hedefin de ötesinde, her zaman bir adım ilerisi olduğunu unutmaz, kendini aşmanın yollarını arar.
| Satış Konusunda Yapılmaması Gereken 6 Hata | | |
Satış konusunda hepimiz her gün kitap ve dergi okuyor, seminerler ve konferanslara katılıyor. Çoğu zaman yazılan teknikleri ve taktikler bilmemize rağmen, performanslarımızın farklılık göstermesine saşırıyoruz.
Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın ''en iyi satıcıları'' ve ''iyi satıcılar'' arasında en önemli fark; iyi satıcılar başarılı, ama yalnızca kendisi gibi kişilere satış yapabiliyor, kendisi gibi giyinen, konuşan, hayat tarzına sahip, aynı kültür veya okuluna gitmiş...Öbür yandan en iyi satıcılar ise herkesle diyaloga girip, güven oluşturup satışa ikna edebiliyor. Satış bir ikna bilimidir ve insan faktörü en önemli unsurudur. İnsanlar ürün almazlar, insanlar güven alırlar. İyi satıcılar güven ortamı oluşturmadan satışa başlamazlar. Satışın itirazdan sonra başlayacağını bilirler. Satış hususunda yapılan en çok 6 hatayı yapmayarak, satış kariyerinizde size hem zaman, hem de daha kısa sürede daha çok satış yapmanızı sağlayacaktır...
Müşteri Adayından Daha Çok Konuşmak
Xerox''un araştırmalarına göre, 3 veya daha fazla ihtiyaç, bir satış esnasında belirlendiğinde satış yüzdesi artmaktadır.
Müşteri adayı problemlerini anlatacak fırsatı bulmalı. Satışta dinlemek en kritik ve en önemli unsurdur. Satış elemanı müşteriyi ne kadar az dinler ise o kadar az güven verir. İlk 30 dakikada zamanın yüzde 80?ini dinleyen satıcılarda başarı oranı çok yüksek bulunmaktadır. Ayrıca, konuşmamızı 30 saniye ile sınırlandırmalıyız. TV reklamları 30 saniyedir. Dikkatimiz düşündüğümüzden daha kısadır.
Müşterinin Ne İstediğini Tahmin Etmek
Elinizde yalnızca çekiç taşırsanız, her şeyi çivi olarak görürüsünüz. Çivinin bu hafta popüler olması müşterinin satın almasını gerektirmez. Ne kadar tecrübeli olursanız, o kadar tahmin yanılgısına düşersiniz. Bugün müşteriler ile güven ilişkisi kısa vadeli satıştan çok daha önemlidir. İyi satıcılar bazen, rakiplerinden almanın daha doğru olduğunu söyleyecek kadar kendilerine güvenirler, ama her zaman müşteriye ileride dönüp, ilişkilerini satabileceklerini bilirler. Uzun vadeli ilişki uzun vadeli satış demektir.
İtiraz Yoksa Satış Potansiyeli Yok Demek
Müşterinin itiraz edebileceği sorulara konuşmanın başında cevap vermek sıkça yapılan hatadır. Bu şekilde satış baştan kaybedilir. İtirazlar satışların vazgeçilmez parçasıdır. İnsanlar satın almaya bayılırlar, ama insanlar satıcıların satmak istediği gibi değil, kendi almak istedikleri gibi satış yapılmasını isterler.
Satışta Hedef Ve Aday Belirlememek
Her şeyi herkese satamazsınız. Randevu almadan veya ziyaret etmeden önce ''Bu ürüne veya hizmete kimler ihtiyaç duyar veya fayda sağlar'' sorusunu sormanız çok önemlidir. Doğru kişi ve ihtiyacı olana satış yapılmalı, aksi takdirde sadece zaman kaybediyorsunuz demektir.
Gereksiz Müşteri Adaylarını Arayıp, Sonuçlandıramamak
Satıcılar zamanlarının yüzde 80?ini müşteri kovalayarak, yüzde 20?sini gerçek satış zamanında geçirirler. Müşterilerinizi doğru soru ve güven ilişkisi oluşturmadan belli bir zaman diliminde satışı sonuçlandıramamak ve askıda bırakmak sıkça yapılan bir hatadır. Müşteriler ''Biraz düşünmem lazım'' diyerek en değerli zamanınızı öldürürler. Doğru ilişki kuran satıcıyı kimse kaybetmek istemez. Başından ''Hayır'' cevabı almak çok daha iyidir, ama bu cevabı alsanız bile ilişkinizi devam ettirmeye gayret edin.
Zamanınızı Alacak Müşterilerle Zaman Kaybetmek , Potansiyel Listesini Oluşturamamak
İyi dinleyen, doğru soruları sorup ürünle ihtiyacı belirleyen satıcılar, satış oranları her zaman rakiplerinden fazla olacaktır. İyi satıcılar zaman kaybetmeden mümkün olduğu kadar çok adayla temasa geçerler. Fırsatlarını arttırırlar. Standart satıcılar herkesle görüşüp gerçek ihtiyacı olan alıcılarla güven ilişkisi kuramayarak fırsatı kaçırırlar. Ne kadar çok kontak, o kadar çok satış fırsatı demektir.
Teknolojinin ilerlediği, ulaşımın güçleştiği, rakiplerin ise her alanda çoğaldığı çağımızda ürün yerine güven ilişkisi satan, müşterisinin ihtiyaçlarını dinleyen, doğru zamanda doğru kişiyle irtibata geçen ve itirazlara profesyonelce cevap verebilen, kendine zaman ayıran ve hedefe kitlenen satıcılar daha başarılı olacaklardır.
Rakipler yukarıdaki hataları her zaman yapacaklardır. Rakiplerin sayısı çoktur. Ama gerçek rakip azdır. Yaptığınız hataları azaltarak gelecek yıllarda rakiplerinizden daha başarılı olmak elinizde.
|
| ', 'Kaynak:
Satışta Psikolojik Engelleri Aşmanın Yolları- Bruce King Beyaz Yayınları www.kobifinans.com.tr www.ickin.com |
| Son Güncelleme ( Pazar, 28 Haziran 2009 20:46 ) |
|
| AVUSTURYA PASTACILIĞI VE AVUSTURYA PASTALARINA DAİR |
|
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.
Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:19 |
 |
 |
 |
|
Avrupa?nın karakteristik ülkelerinden olan Avusturya, genelde mutfak kültürü özelde ise pastacılık alanında dünyada önemli bir yere sahiptir. Avusturya mutfağının bütününü tanımak için Avusturya?nın coğrafi yapısı ve tarihsel sürecini anlamak gerekir. Avusturya, yüzölçümü olarak küçük bir ülke olmasına rağmen oldukça eski bir tarihe sahiptir. Avusturya?da ?yemek? oldukça önem verilen ciddi bir etkinliktir. Geleneksel Avusturya yemek konsepti hamur parçaları ve şehriye içeren çorbalardan, ana yiyecek olarak genellikle patatesle sunulan etli çeşitlerden, salatalardan ve yemeği tamamlayan kek ve sufle benzeri tatlılardan oluşur. Şarap konusunda oldukça şanslı bir ülke olan Avusturya?da en çok tercih edilen içeceklerin başında ise bira ve kahve gelir. Özellikle kahve, Avusturya keklerinin çok önemli bir tamamlayıcısıdır. Avusturya pastacılığı uluslar arası gastronomi açısından çok önemli bir kazanımdır. Özenle hazırlanıp mükemmel bir şekilde sunulan enfes pastalar yemeğin sonuna keyifli bir nokta koymak için birebirdir. Avusturya pastacılığının öne çıkan çeşitleri farklı lezzet ve görünüme sahip ekmekler, çeşitli kurabiyeler, geleneksel Avusturya pastaları, tatlıları, tartları ve kekleri olarak sayılabilir. Ekmek çeşitlerinde çekirdekli, fındıklı çikolatalı, vanilyalı, meyve parçalı ve aromalı-şekerli Avusturya ekmekleri göze çarpar. Kurabiyeler ve keklerin sayısız türü hazırlanırken cheese cake, tiramisu, da vazgeçilmez çeşitler arasında yer alır. Geleneksel pasta ve tartlar olarak anılan çeşitler şunlardır. Taze elma, tarçın, üzüm ve fındıkla hazırlanan ?apple strudel?, ılık vanilya sosuyla servis edilen peynirli bir çeşit olan ?topfen strudel?, vanilya ve dağ çileği sosuyla sunulan ?bread puding?. Bunlar yanında böğürtlen marmeladı ile yapılan baharatlı bir kek çeşidi olan ?Linzerschnitte veya Linzertorte?, mevsim meyveleri ve sosla servis edilen krepler ?Palatschinken?, kayısı marmeladı ve tatlı kremayla servis edilen ?Krapfen? özel çeşitlerdendir. Tartlara gelince brandy kiraz ve çırpılmış krema ile hazırlanan ?Schwartzwalderkirschtorte?, geleneksel Viyana çikolata keki ve kayısı ile yapılan ?Sacher Torte?, üç kat beyaz kekin marzipan kreması ve çikolatalı Grande Marnier kreması ile doldurulmasıyla hazırlanan ?Layla Torte? en fazla öne çıkan tart çeşitleridir. Mocha kreması, meyveli krema, vişne ve çikolata ile yapılan ?Carinina Torte?; badem ve ceviz aromalı krema, beyaz çikolata, nuga ve üç kat beyaz kekle hazırlanan bir kek çeşidi olan ?Torte Della Casa?; meyvelerle süslenmiş çikolata kaplı ?Fruit Tart?; bol çikolata, acıbadem ve fındıkla dolu bir çeşit olan ?Imperial Torte?de Avusturya pastacılığında tartlar listesinde bulunan farklı lezzetlerdendir. Avusturya pastacılığı, geleneksel çizgisi ve üretim çeşitliliği yanında ülke genelinde faaliyet gösteren pastacılık okullarıyla dünya pastacılığına önemli bir bilgi akışı sağlamaktadır. Merkezi İsviçre?de bulunan ve yılda altı bin öğrenciye pastacılık ve ekmekçilik konusunda eğitim veren Richmond?un İtalya ve Japonya dışında şubesinin bulunduğu ülkelerden biri Avusturya?dır. Eğitimlerin farklı dillerde; çok sayıda öğretmen ve sektörün ileri gelenleri tarafından verildiği bu uluslar arası okul, dünyada pastacılık alanında önemli bir otorite olma özelliği taşımaktadır. Richmond dışında bir diğer önemli pastacılık okulu olan Zuckerbaecker schule de uzun yıllardır Viyana da pastacılık eğitimi vermeyi sürdürmektedir. ', '', 'Kaynak: Unipro?dan Profesyonellere Pastacılık Bilgileri El Kitabı |
|
|
|
| ALMAN PASTACILIĞI VE ALMAN PASTALARINA DAİR |
|
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.
Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:18 |
 |
 |
 |
|
Genellikle ?bira? denildiğinde akıllara gelen Almanya?nın yemek kültürü aslında biradan çok daha fazlasını kapsıyor. Gerçekte Almanlar harika Rhineland şarapları, sağlıklı ve kalp dostu ekmekleri, emsalsiz pasta ve unlu mamulleri ve geniş bir alana yayılan bölgesel yemek zevkleriyle bu konuda oldukça iddialıdırlar. Kendine özgü yemekleriyle dünya çapında anılmıyor ve zengin mutfağıyla göze çarpmıyorsa da Avrupa?nın kalbinde, İskandinavya ve Akdeniz bölgesi arasında geçiş noktası konumunda bulunan Almanya; kendisiyle komşu bu zengin mutfaklardan etkilenmiş ve zaman içinde gerek yemek kültürünü gerekse mutfağını değiştirip geliştirmiştir. Yakın bir zamana kadar ikiye bölünmüş bir toplum olarak yaşayan Almanya, günümüzde başkenti Berlin ile birlikte Avrupa?nın en popüler ülkelerinden biri haline getirmiştir. Aldığı dış göçlerle de giderek daha kozmopolit bir yapıya bürünen ülke; bu sayede birçok yeni ve farklı lezzete kucak açmıştır. Almanlar dostça yaklaşımlarıyla ülkelerindeki göçebelerin mutfak zevklerini de kabul etmişlerdir. Almanyada yemek kültürü her bir eyaletteki geleneksel öğelere, bölgelerde üretimi yapılan tarım ürünlerine ve yeni nesil Almanların damak zevklerine göre yeniden şekillenmiştir. Almanya?da tatlılar özelikle sıcak yaz günlerinin ve yılın geri kalanına vazgeçilmezleridir. Lezzetli, yapımı kolay, hafif ve besleyici Alman tatlıları günlük yaşamın da bir parçasıdırlar. Gün içinde kahve içmeyi alışkanlık haline getirmiş olan Almanlar, kahveyle birlikte görkemli tartları ?torte? yada pastaları ?kuchen? i lezzet tamamlayıcısı olarak kabul ederler. Herhangi bir Alman ev sahibinin konuğuna kahvenin yanında pasta, kek yada tart ikram etmemesi düşünülemez. Alman mutfağında mayalı hamur kullanılarak ve genelde yağda pişirilerek hazırlanan tatlı çeşitleri, aromalı, meyveli kurabiye ve pastalar hakimdir. Farklı özelliklerde pataşular, tuzsuz peynirden yapılan tatlı bisküviler, Danish benzeri çeşitler, bol frambuazlı, çilekli tartlar ve pastalar Almanların pastacılık alanındaki zevklerini belirleyen öğelerdir. Günümüzde Alman pastacılığı bütün dünya çeşitleriyle kaynaşmış olup uğraş veren ustalar dünyanın birçok ülkesinde çalışarak bilgi alışverişini üst düzeye çıkarmışlar; bu sayede oldukça kaliteli ustalar yetiştirmişlerdir. Alman pastacılığı denildiğinde dünyaca ünlü ?Berliner? kurabiyeleri, franbuazca zengin ?Kara Orman Pastası? ve meşhur ?Strudel?i akıllara gelir.
|
|
|
| FRANSIZ PASTACILIĞI VE FRANSIZ PASTALARINA DAİR |
|
Pastaci Okulu tarafından yazıldı.
Cumartesi, 27 Haziran 2009 22:17 |
 |
 |
 |
|
Yemyeşil doğası, çeşit çeşit peynirleri, eşsiz üzüm bağları, şarapları zeytinyağları, ekmekleri ile anılan Fransa?da mutfak kültürü de bu ürün çeşitliliği ve özelliğiyle aynı uyumu sergilemektedir. Dünyanın en rafine ve çok yönlü mutfağı olarak bilinen Fransız Mutfağı, mutfak kültürünü adeta bir sanat haline dönüştürmekle kalmamış aynı zamanda bu kültürü her birey içinde geçerli kılmıştır. Öğünler Fransızlar için sadece yeme- içme olarak algılanmaz. Öğünlerde yenilen yemekler rahatlamak, arkadaşlarla sohbet etmek ve aileyi bir araya getirmek için yapılan aktivitelerdir. Fransızlar güne kahve ve sıcak kakaonun yanında kruvasan, baget ve tost içeren bir kahvaltıyla başlar. Özellikle akşam yemekleri çok önemlidir. Başlangıç genellikle alkollü bir içkiden oluşur. Ardından küçük bir salata ile devam edilir. Ana yemek olarak özel soslarla hazırlanmış et veya balık yanında sebze ile servis edilir. Tatlılar son derece lezzetli ve hoş görünüşlüdür. Yemek yanında daima ekmek, şarap ve soda vardır. Yemek sonrası alınan güçlü fakat miktarı küçük içkinin sindirime yardımcı olduğu düşünülür. Şarap yemeğin bir parçası ve tamamlayıcısıdır. ?Şarapsız yemek güneşsiz bir güne benzer.? Diyen eski bir Fransız atasözü sofrada şarabın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Fransız mutfağında Pastacılık önemli bir yer tutar. Pastacılık, Fransa?da restaurant mutfağının ayrı bir alanını temsil eder. Pastacılığın Fransız mutfağındaki değerini algılamak için pastacılık tarihinde geçmişe doğru şöyle bir uzanmak gerekir. Tarihte insanların ilk ekmeği yapmaları ve sonrasında onu çeşitli malzemelerle tatlandırmaları pastacılığın başlangıcı sayılıyor. Eski Yunanlılar ve Romalılar döneminde çok ilerlemeler kaydeden Pastacılık, Roma İmparatorluğu?nun çöküşü ile büyük bir darbe alsa da; Amerika?nın keşfi ile tekrar canlılık kazanmış. Yeni kıtanın keşfi, Avrupa?da şeker ve kakao bolluğuna sebep olmuş. Pastacıların sayısı artsa da devrin kuralları ve imtiyazlı aileleri, pastacıları yanlın kendilerine pasta yapmaları için himayelerine almışlar. 1270 yılında Paris?te Pastacılar Birliği kurulmuş. Birlik tek yetkisi doğrultusunda yalnızca düğün ve ziyafetlerde halka pasta satabiliyormuş. Günümüze kadar gelebilen çıraklık ise ilk defa bu birliğin nizamnamesinde mevcutmuş. Fransa?da pastacılığın yayılarak yeni bir çığır açması 1789?da büyük Fransa devrimi ile olmuş. Yalnızca kraliyet sarayında ve imtiyazlı ailelerde çalışan pastacılar işlerini kaybedince Fransa?nın her tarafına yayılarak pasta imalathanelerini açmışlardır. Böylece bütün pasta çeşitlerini Fransa?ya yayarak halka tattırmışlar. Bu şekilde Fransa?da modern pastacılık doğmuş. Modern pastacılığın en büyük önderleri ise, Şef Aşçı Antonin Caréme, Urbain Dubols, İsviçreli Fransız Jules Gouffe, Jülien kardeşler ve Pier Lacam olarak bilinmektedir. 1930?lu yıllarda Fransa?da pastacılık yapan Gaston Lenotre ise pastacılığa kattıklarıyla ayrı bir öneme sahiptir. Yapılması şaşırtıcı derecede kolay reçeteler oluşturan Lenotre, hazırladığı kitabında bu reçetelere yer vermiştir. Günümüzde Lenotre reçetelerine göre hazırlanan mükemmel pastalar, kusursuz kekler ve Fransa?ya özel pasta çeşitleri Paris?te ve Fransa dışındaki Lenotre pastanelerinin şubeleriyle yaşatılmaya devam etmektedir. Ayrıca Paris?te bulunan Pastacılık Okulu Ecole Le Notre, uzun yılların bilgi birikimini bu alanda üretim yapanlara ya da yapmak isteyenlere sunarak dünya pastacılığına katkıda bulunmaktadır. |
|
|
|